Ahmet Doğu Ipek’s practice can be described as diligent and painstaking. In his own meditative style, his technique remains innovative, all while using traditional materials, such as watercolor and pencil on paper. His series generally share a common ground based on multi-layeredness, complexity and blackness. His obsession with black allows him to explore this zone deeply. Besides his solo productions, Ahmet Doğu Ipek has also cooperated with a number of artists on different occasions and created three dimensional, site-specific works with different media.

Although his inspiration comes from the ideas of postmodern society, the notion of “mass”, and a number of thinkers’ theories -such as Negri & Hardt, Canetti, Harvey and Calvino- the outcome appears more like the works of late 18th and early 19th century masters, such as Piranesi and Doré. Ipek’s works have very strong ties with the city he lives in, Istanbul. Extending from microcosmos to macrocosmos, the patterns and repetitions in his former and new series are mostly inspired by this ancient but still growing city and describe different levels of entanglement within masses and constructions of all sizes. All of his works remind us of the impossibility of anything remaining static, pointing to the loss of memory, both personal and public, cultural and otherwise, and the futility of vying against time.

Ahmet Doğu İpek 1983 yılında Adıyaman’da doğdu. Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Resim bölümünden mezun oldu. Ahmet Doğu İpek’in çalışma şekli itinalı ve özenli olarak nitelendirilebilir. Kendine özgü meditatif tarzında kağıt üzerine suluboya veya kara kalem gibi geleneksel malzemeleri kullanırken tekniği her zaman yeniliklere açıktır. Serileri genellikle çok katmanlılık, karmaşıklık ve siyahlık ortak temellerinde buluşur. Siyah rengine olan tutkusu bu alanı daha derinden keşfetmesine olanak sağlar. Kişisel üretimleri dışında, Ahmet Doğu İpek farklı durumlarda bir çok sanatçı ile birlikte çalışmış ve değişik araçlarla üç boyutlu, mekana özgü işler yaratmıştır.

İlham kaynağını post-modern toplum, “kitle” kavramı ve Negri & Hardt, Canetti, Harvey ve Calvino gibi bir takım düşünürlerin teorilerinden gelmesine rağmen sonuçta çıkan işler daha çok Piranesi ve Doré  gibi  geç 18. ve erken 19. yüzyılların ustalarının işlerine benzer. İpek’in işleri yaşadığı şehir olan İstanbul ile güçlü bir şekilde ilişkilidir. Mikrokozmos’dan makrokozmos’a uzanan, eski ve yeni serilerindeki tekrarlar ve modeller genellikle bu her boyuttaki inşaatlar ve kitlelerden ilham almaktadır. Sanatçının bütün işleri bize bir şeyin sabit kalmasının imkansızlığını hatırlatır. Ahmet Doğu İpek’in işleri kişisel ve toplumsal, kültürel ve öteki türlü hafıza kaybı ve zamanla rekabet etmenin anlamsızlığına dikkati çeker.

Ahmet Doğu İpek 2012 yılında Sanatorium’da “Multitude” başlıklı ilk kişisel sergisini gerçekleştirmiştir. 2017 yılında ise Galata Rum Okulu’nda “Günler”  isimli ikinci kişisel sergisi açmıştır.  İpek’in eserleri Neus Museum (Numberg, 2018),Galeri Nev İstanbul(İstanbul, 2017), Müze Evliyagil (Ankara,2017), Galerist (İstanbul, 2017), Mekan68(Vienna, 2016), Baksı Müzesi (Bayburt, 2015), Kasa Gallery (İstanbul, 2015),Elgiz Muzesi (2015),ArtScience Museum (Singapur, 2015) ve bir çok sanat alanında gerçekleşen grup sergilerine dahil edilmiştir.

Ahmet Doğu İpek İstanbul’da yaşamakta ve çalışmaktadır.