FINIS TERRAE
FINIS TERRAE
12.04 - 11.05.2019

ALİ KAZMA

Finis Terrae

Finis Terrae is opening on the 12th of April 2019 at Galeri Nev Istanbul.

Ali Kazma’s most recent work Finis Terrae focuses particularly on the areas concentrated with lighthouses on Ouessant Island and in the Finistére region of France. This new work continues the artist’s long-term research into the relationship between time, space and geography. The exhibition can be visited until the 11th of May 2019.

Translated as “land’s end” in English, Finis Terrae is the first work of the artist’s project Ultra Marine. Ultra Marine will be made up of numerous videos focusing on the interaction between nature and man at the border between the land and the sea. Finis Terrae was shot throughout March and April of 2018 in the area marked by the lighthouses Stiff, Kéréon, Phare du Créac’h, La Jument, Phare d’Eckmühl, Saint-Mathieu and Phare de Nividic. The artist says that the lighthouses had been a point of interest for him for some time and that he had been conducting concentrated research on the subject. Having long been drawn to the profound relationship of time to objects and spaces, Ali Kazma now focuses on the lighthouses as these structures contain many links to the history and the socio-economical make-up of the areas they are located in. Marking the extreme points on the map around the passages and borders between the sea and the land, lighthouses have endured the harsh conditions of nature for centuries while providing safe passage to people in transit. In this sense, Finis Terrae can be considered a continuation of Ali Kazma’s previous works such as Absence (2011), Safe (2015), North (2017) which reflect on human constructions that resist time.

Ouessant Island, where the majority of the filming took place, is known for its strategic importance over the maritime trade of Northern and Southern Europe. It is also known for its severe storms, strong currents, and volcanic rocks that make navigation very difficult. This harsh terrain has caused many shipwrecks over the centuries; between 1888 and 1904 around 30 ships were lost here and as a result, many of the lighthouses in France were built in this area. Some images in the videos also show us that from time to time Ali Kazma’s filming was also carried out under physically challenging circumstances. Even though the lighthouses are featured prominently in the videos, the surrounding geography and the context where one finds these improbable structures are almost as important as the lighthouses themselves. The moon, the sea and the rocky nature of the area, as well as countless other elements and the changes that these go through in time, create a continuous flow of exchange between the lighthouses and their environment.

Another important point for the artist is the relation between the lighthouses and the camera which is based on the notions of seeing and being seen. The camera exists to see, record and make things visible and the purpose for the existence of the lighthouse is to be seen. Therefore, it is possible to say that the camera and the lighthouse create a perfect loop based on mutual give and take; that they are almost made for each other. Another essential link between cinema and the lighthouses are the fresnel lenses which are used to increase the range of visibility of the lighthouses. The same lenses are used in cinema for lightning.

As objects that have occupied a special place in human psychology, lighthouses have inspired many works in art and literature. This time, we get to see a contemporary take on the subject through Ali Kazma’s particular vision.

The exhibition Finis Terrae is produced by Galeri Nev Istanbul. Serra Yentürk has worked as the production coordinator. 

About the artist:

Ali Kazma (b.1971, Istanbul) is a video artist whose works have been exhibited in biennials and art institutions worldwide. Having received his MA degree in 1998 from The New School in New York City, he returned to Istanbul in 2000 where he still resides.

Ali Kazma has participated in biennials including Venice, Istanbul, Sao Paulo, Lyon and Moscow. The Venice Biennial of 2013 featured the solo show of the artist at the Pavilion of Turkey. Among the institutions that have exhibited his works are Musée d’art Contemporaine, Lyon; ARTER, Istanbul; Lenbachhaus, Munich; MAXXI, Rome; Hirshhorn Museum, Washington DC;  MEP and Jeu de Paume, Paris.

*

ALİ KAZMA

Finis Terrae 

Finis Terrae, 12 Nisan 2019’da Galeri Nev İstanbul’da açılıyor

Ali Kazma’nın son çalışmalarından biri olan Finis Terrae, Fransa’nın Ouessant Adası ve Finistère bölgesinde özellikle deniz fenerlerinin bulunduğu alanlara odaklanıyor. Bu yeni işiyle sanatçı, zaman, mekan ve coğrafya üzerine uzun süredir yaptığı araştırmalarına devam ediyor. Sergi, 11 Mayıs 2019 tarihine kadar izlenebilir.

Türkçeye çevrildiğinde “karanın sonu” anlamına gelen Finis Terrae, Ali Kazma’nın  karayla denizin buluştuğu noktalardaki doğa ve insan arasındaki etkileşimi ele aldığı “Ultra Marine” projesinin ilk işi olacak. 2018 yılının Mart ve Nisan ayları boyunca Fransa’da Ouessant Adası ve Finistère bölgesinde, sınırlarını Stiff, Kéréon, Phare du Créac’h, La Jument, Phare d’Eckmühl, Saint-Mathieu, Phare de Nividic adlı deniz fenerlerinin belirlediği alanlarda çekim yapan sanatçı, fenerlerin bir süredir ilgisini çeken ve araştırmalarına yön veren bir konu olduğunu belirtiyor. Uzun zamandır obje ve mekanın zaman ile ilişkisiyle ilgilenen Ali Kazma’nın bu kez odağına aldığı deniz fenerleri, bulundukları bölgenin sosyo-ekonomik yapısı ve tarihi ile ilgili birçok ipucu veren yapılardır. Bir yandan kara ve deniz arasındaki geçiş ve sınırları belirleyen, diğer yandan da bu uç noktaları haritada işaretleyen fenerler, yüzyıllar boyunca doğanın en sert koşullarına dayanarak insanların deniz üstünde hareketlerine rehber olmuş, onlara zor koşullarda güvenli geçiş imkanı sağlamışlardır. Bu bağlamda Finis Terrae, sanatçının özellikle zamana direnen güçlü mekanlara olan ilgisini yansıtan Absence (2011), Safe (2015), North (2017) gibi işlerinin bir devamı olarak da düşünülebilir.

Çekimlerin büyük bir bölümünün yapıldığı Ouessant Adası, Kuzey ve Güney Avrupa deniz ticareti üzerindeki stratejik öneminin yanı sıra, şiddetli fırtınalar, güçlü akıntılar, kayalık ve volkanik arazileriyle bilinir. 1888-1904 yılları arasında yaklaşık 30 geminin kaybolması sonucu, Fransa’daki deniz fenerlerinin yoğun olarak inşa edildiği yerlerden biri olmuştur. Videolardaki bazı görüntüler, Ali Kazma’nın bu bölgedeki çekimlerinin de kimi zaman oldukça zorlayıcı fiziksel koşullarda gerçekleştiğini gösterir. Öte yandan görüntülerde deniz fenerleri sıkça karşımıza çıksa bile, içinde bulundukları ortam ve şartlar da en az fenerler kadar önemlidir; deniz, ay ışığı ve kayalıklar, atmosferin gün ve saatler içindeki değişimini yansıtarak doğanın ve fenerlerin birlikteliğine dair bir akış yaratır.

Sanatçı için bir diğer önemli nokta ise, deniz fenerleriyle kameranın görme ve görülmeye dayalı ilişkisidir. Kamera bir şeyleri görünür kılmak için vardır, deniz fenerinin amacı ise görünür olmaktır. Dolayısıyla kamera ve deniz fenerinin birbirleri için yaratılmış ve birbirlerini bütünleyen bir ikili olduğunu söylemek mümkündür. Sinema ve deniz fenerleri arasında bir başka akrabalık da deniz fenerlerinde görünürlük mesafesini artırma amacıyla kullanılan fresnel lenslerinin, sinema endüstrisinde de ışıklandırma için kullanılmalarıdır.

Geçmişten bugüne pek çok sanatsal ve edebi pratiğe konu olan ve insan psikolojisinde özel bir yeri olan deniz fenerleri, bu kez Galeri Nev İstanbul’da, Ali Kazma’nın yorumuyla karşımıza çıkıyor.

Yapımcılığını Galeri Nev İstanbul’un, yapım koordinasyonunu Serra Yentürk’ün üstlendiği sergi, 11 Mayıs 2019’a kadar izlenebilir.

Sanatçı Hakkında:

İşleri uluslararası bienallerde ve sanat kurumlarında sergilenen video sanatçısı Ali Kazma (d. 1971, İstanbul) yüksek lisansını 1998’de New York’taki The New School’da tamamladıktan sonra İstanbul’a dönmüştür ve halen İstanbul’da yaşamaktadır.
Ali Kazma, bugüne dek Venedik, İstanbul, Sao Paulo, Lyon ve Moskova bienallerine katılmış, 55. Venedik Bienali’nde Türkiye Pavyonu’unda solo sergisiyle yer almıştır. Eserlerinin sergilendiği kurumlar arasında Musée d’art Contemporaine, Lyon; ARTER, İstanbul; Lenbachhaus, Münih; MAXXI, Roma; Hirshhorn Museum, Washington DC; MEP ve Jeu de Paume, Paris bulunmaktadır.