Everything Interesting Takes Place In The Dark
Everything Interesting Takes Place In The Dark
Aslı Çavuşoğlu
07.02-07.03.2020

Aslı Çavuşoğlu

Everything Interesting Takes Place in the Dark

07.02.2020 – 07.03.2020

Galeri Nev Istanbul presents Aslı Çavuşoğlu’s Everything Interesting Takes Place in the Dark, an exhibition that launches ANNEX, a font conceived by the artist, and designed by Özer Yalçınkaya. For this debut, ANNEX is deployed through a set of two-toned neon sculptures, which render the font’s style guide one letter at a time within the gallery walls, while a series of publicly displayed exhibition posters take the font to the streets.

On a formal level ANNEX finds its inspiration, and shape from a socio-political phenomenon Çavuşoğlu has been documenting across Istanbul for over a decade. Herein anti-establishment graffiti is quickly redacted through the use of counter-graffiti marks that make the original slogans, such as “the only way is revolution”, or “another world is possible”, illegible by rendering the letters into jumbles of crosses, triangles, circles, squares, and other abstract geometric blocks. In addition to presenting the font’s style guide, which condenses its source material into a codified type, the artist lays bare the very process of these revisions by transcribing each letter of the alphabet respectively into two-toned neon sculptures. In each piece, the primary marks are rendered in a cooler tone, while the overlays are presented in a hotter one. Through this superimposition, audience can differentiate the coded letters hidden beneath their attempted erasure.

The move to situate the font in public space through the show’s advertisements also transforms these posters into ostensible cyphers through which various censored graffiti may be decoded across the city. This form of mimicry borrows from the art and activist collective the Situationist International, particularly their use of détournement –a technique in which advertising language, imagery, and most importantly, it’s distribution methods, are commandeered so as to disrupt, and question intended messaging. From a titular standpoint, ANNEX likewise teases another form of ambiguity as the word can imply a necessary, or even, a welcomed addition to something, but it can also mean an appropriation by force. Sympathetic to all forms of use, the font may be downloaded for free, and utilized by 3rd parties. 

ANNEX also calls to mind a philosophical device known as Sous Rature, which is commonly translated as “under erasure”. Typically, a key word, which could change the entire meaning of a sentence, is strategically crossed out so it is both there, and not there, at the same time. This paradox, predicated on a word being both present and absent, provokes the reader to wrestle with the author to establish intention as well as to question the very nature of signification itself. 

Returning to the exhibition title, audience are teased with the idea that Istanbul is littered with several armies of the night comprised of hidden authors who write, and rewrite, the city’s political unconscious under the cloak of darkness so that their deeds may be spied in the light of day. As a final conceptual twist, Çavuşoğlu “shadows” this ferment through neon, which is best seen when under shade.

Adam Kleinman

 

Aslı Çavuşoğlu‘s research-based practice imbricates the different trajectories humans, and their artifacts travel so as to pattern histories of use and desire through these very exchanges. Her insight lies in an understanding that materiality alone is not enough to interpret how an object, be it a pigment, or a shard of pottery, incorporates the worldview of its maker, or receiver. Like light through a prism, artifacts cast vectors which project the personal, and social tales that surround, frame, and even recast them. More than mere anachronisms, Aslı Çavuşoğlu’s interventions within material culture give symbolic form to the often-hidden ways that authoritative descriptions of ancient objects by modern interpreters, for example, change those objects’ very meaning. Records always tell stories, but no story is neutral, nor is it fixed. By blending factual, counter-factual, and alternative readings of diverse media, together, Çavuşoğlu reveals how information, when exhibited, embodies a grander apparatus, namely, the politics of display, and its inherent power relations.

Recent solo shows include; The Place of Stone, New Museum (New York, 2018); Red / Red, MATHAF Arab Museum of Modern Art (Qatar 2016); In Diverse Estimations Little Moscow, RISD Museum (Providence, 2014); The Stones Talk, Arter (Istanbul, 2013); Murder in Three Acts, Delfina Foundation (London, 2013); group exhibitions and biennials include; Palais de Tokyo (Paris, 2020), Moderna Museet (Stockholm, 2017), Castello di Rivoli (Torino, 2019 & 2017), Manifesta 11 (Zurich, 2016), 14th Istanbul Biennial (Istanbul, 2015), New Museum Triennial (New York, 2015), Witte de With Center for Contemporary Art (Rotterdam, 2014), MAK Museum in Vienna (Vienna, 2013), and Performa 11 (New York, 2011). Çavuşoğlu’s upcoming solo shows will take place at MASS MoCA (Massachusetts, 2020) and Kadist (Paris, 2020). Her works are included in international collections such as; Arter (Istanbul), British Museum (London), Castello di Rivoli (Turin), MATHAF (Qatar), MoMA (New York) and Kadist (Paris / San Francisco).

 

***

 

Aslı Çavuşoğlu

İlginç Şeyler Karanlıkta Olur

07.02.2020 – 07.03.2020

Galeri Nev İstanbul, Aslı Çavuşoğlu’nun İlginç Şeyler Karanlıkta Olur adlı kişisel sergisinde, sanatçı tarafından geliştirilen ve Özer Yalçınkaya tarafından tasarlanan ANNEX adlı fontu izleyiciye sunuyor. Alfabedeki harfler üzerinden fontu tanıtan neon yerleştirme ANNEX, aynı yazı karakteriyle tasarlanan sergi afişleriyle sokaklara da yayılıyor.                      

ANNEX, ilhamını ve biçimini, Çavuşoğlu’nun on yılı aşkın süredir İstanbul’da belgelediği politik bir eylemden alıyor. “Tek yol devrim” veya “Başka bir dünya mümkün” gibi muhalif sloganların, karşıt görüşlü siviller tarafından sansürlenmesine dayanan bu eylem, yazıları okunaksız hale getiriyor. Harflere eklenen geometrik şekillerle soyut bir form alan bu sloganlardan ilham alan sanatçı, yeni bir yazı karakteri kurguluyor ve alfabedeki her bir harfi iki tonlu neon heykellere dönüştürerek harfler üzerindeki revizyon sürecini açığa çıkarıyor.

ANNEX’in sergi afişleriyle kamusal alana yeniden yerleştirilmesi, bu afişleri, sansürlenmiş çeşitli grafitilerin kent genelinde deşifre edilebileceği kodlara dönüştürüyor. Bu durum, aktivist sanat kolektifi Sitüasyonist Enternasyonal’in, reklam dili, görüntüleri ve özellikle dağıtım yöntemleriyle birlikte hedeflenen mesajı iletmeyi sorgulamak üzere kullanıldıkları détournement tekniğini akla getiriyor. Kelime özelinde bakıldığında, anlamı “ilave” olan ANNEX farklı bir muğlaklık biçimiyle de ilişkileniyor; bir yandan gerekli olan, hatta olumlu bir sonuca götüren eklemeleri ima edebileceği gibi, zorla kendine mal etme anlamına da gelebiliyor. Tüm kullanım biçimlerine açık olan bu font, ücretsiz olarak indirilebiliyor.

ANNEX, bir yandan da felsefede “silinenin altı” olarak tercüme edilen Sous Rature’ü akla getiriyor: Bir cümlenin bağlamını tamamen değiştirebilecek anahtar kelimenin stratejik olarak üstünün çizilmesine dayanan bu yöntem, kelimenin cümle içinde eş zamanlı olarak varlığını ve yokluğunu sağlama fikrine dayanıyor. Bir kelimenin hem var olması, hem de olmamasına dayanan bu paradoks, anlamın doğasını sorgulamak üzere okuyucuyu yazarla mücadeleye sokuyor.

Serginin başlığı İlginç Şeyler Karanlıkta Olur, gece karanlığında İstanbul’un politik bilinçsizliğini yeniden yazan, eylemleri gün ışığında gözlenebilen gizli yazarlardan oluşan karanlık ordularla dolu olduğunu izleyiciye ima ediyor. Çavuşoğlu bu karışıklığı, kavramsal bir kelime oyunuyla, en iyi kuytuda görülebilen neonu kullanarak gölgeliyor.

Adam Kleinman

 

Aslı Çavuşoğlu’nun araştırmaya dayalı pratiği, insanların ve insan yapımı nesnelerin katettikleri farklı yolların kullanım ve arzuya dair tarihlerini, tam da bu değiş-tokuşlar aracılığıyla haritalandırmayı amaçlıyor. Sanatçı, pigment olsun, kırık bir çanak parçası olsun herhangi bir nesnenin yaratıcısının veya kullanıcısının dünya görüşünü nasıl temsil ettiğini yorumlamaya maddesel boyutun tek başına yetmeyeceğinin farkında. İnsan yapımı nesneler, bir prizmanın içinden geçen ışık huzmesi gibi etraflarını kuşatan, kendilerini çerçeveleyen ve hatta onları baştan yaratan vektörlerle benzerlik taşıyor. Aslı Çavuşoğlu’nun maddi kültüre müdahaleleri birer zamansal uyumsuzluk vakasının ötesinde işliyor: Sanatçı, antik nesnelere dair modern yorumcuların yaptığı yetkin tanımlamaların, bu nesnelerin esas anlamlarını değiştirmek üzere uyguladıkları gizli yöntemlere simgesel biçim kazandırıyor. Tarihsel kayıt her zaman hikâyeler anlatır, ama bir hikâye ne tarafsızdır, ne de sabit. Çavuşoğlu, çeşitli mecraların olgulara dayalı veya dayalı olmayan, alternatif okumalarını ve eylemleri harmanlayarak, bilginin sergilendiğinde nasıl daha büyük bir aygıtı, yani sergilemenin siyasetini ve bu siyasetin özündeki güç ilişkilerini cisimleştirdiğini meydana çıkarıyor.

Çavuşoğlu’nun kişisel sergileri arasında; The Place of Stone, New Museum (New York, 2018); Red / Red, MATHAF Arab Museum of Modern Art (Katar, 2016); In Diverse Estimations Little Moscow, RISD Museum (Providence, 2014); The Stones Talk, Arter (İstanbul, 2013); Murder in Three Acts, Delfina Foundation (Londra, 2013); katıldığı grup sergileri ve bienaller arasında Palais de Tokyo (Paris, 2020); Moderna Museet (Stockholm, 2017), Castello di Rivoli (Torino, 2019 & 2017), Manifesta 11 (Zürih, 2016), 14. İstanbul Bienali (İstanbul, 2015), New Museum Triennial (New York, 2015), Witte de With Center for Contemporary Art (Rotterdam, 2014), MAK Museum in Vienna (Viyana, 2013) ve Performa 11 (New York, 2011), gelecek sergileri arasında ise  MASS MoCA (Massachusetts, 2020) ve Kadist (Paris, 2020) bulunuyor. Sanatçının eserleri Arter (İstanbul), British Museum (Londra), Castello di Rivoli (Torino), MATHAF (Katar), MoMA (New York) ve Kadist (Paris / San Francisco) gibi uluslararası koleksiyonlarda yer alıyor.

 

*Sanatçı metnini İngilizce’den çeviren: Nazım Dikbaş