Oda Müziği
Oda Müziği
Füsun Onur
01.11.-26.11.2019

Füsun Onur

Oda Müziği

01.11.2019 – 26.11.2019

Füsun Onur’un Galeri Nev İstanbul’daki ilk kişisel sergisi “Oda Müziği”, 1 Kasım Cuma günü açılıyor. Sanatçı, bu sergi için galeri mekanının zeminine yerleştirdiği gündelik nesnelerle müzik, zaman ve mekan ilişkisini kurguladığı yeni bir düzenleme gerçekleştiriyor.

Sanatçı geleneksel işlevinden bağımsızlaştırdığı bulunmuş obje ve oyuncakları kağıtlara sararak galerinin içine yerleştirir. Ucundan, köşesinden, kenarından görülebilen bu objeler birer küçük leke olarak belirirler. Uzaktan duyulan kısık sesli bir müziğin tınısı gibi, belli belirsiz form ve renklerde notalar mekanı kaplar. Yere gelişigüzel dağıtılmış boya kalemleri, boyama eyleminden uzaklaşarak varlıklarıyla galeri zeminini boyar. Buruşturulmuş kağıtların arasından sanatçının desenleri ve el yazısı okunur. “Oda Müziği”nde Füsun Onur, geçmiş işlerindeki gibi nesneleri işlevlerinden soyutlamakla kalmaz, onları kaplayarak, saklayarak yok eder ve mekanda yalnızca birer kompozisyon ögesi olarak var olmalarını sağlar. Mekan, nesnelerin aralarındaki boşluklar, mesafeler ve bıraktıkları renklerle tek bir kompozisyona dönüşür.

Füsun Onur, “Prelüd” ve “Opus II – Fantasia” adlı eserlerinde olduğu gibi, “Oda Müziği”nde, eseri parçalara bölerek algılanışını zamana yayar ve durağan olmaktan kurtarır.

Füsun Onur’un izleyiciyi adeta bir oyuna davet eden objelerini görebilmek için, mekanın içinde hareket etmek gerekir. “Oda Müziği”, izleyiciyi eserin varlığı ile yokluğuna; nesnelerin tanıdık ve yabancı gelme hissine; yerleştirmenin tesadüfi veya düzenlenmiş olduğuna dair ikilemlerin arasında bırakır.

Sanatçı yapıtları için şöyle bir ifade kullanır: “Zamanla mekanı birbirine uydurmaya çalışıyorum. Heykelleri parçalara ayırıyorum, çünkü zamanı resme ya da heykele uyduramazsınız, ancak müzikte bunu yapabilirsiniz. Bir heykele bakıp geçebilirsiniz, müziği dinlemek için zaman ayırmak zorundasınız(…)”

 

1956 yılında Üsküdar Amerikan Kız Lisesi’ni bitirerek İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Heykel Bölümü’ne giren Füsun Onur, Hadi Bara Atölyesi’nde öğrenci oldu. Onur, eğitimine 1960 yılında Fulbright bursu kazanarak gittiği Maryland College of Art’ta devam ederek Heykel Bölümü’nü bitirdi. Sanatçı, 1970 yılında ilk sergisini Taksim Sanat Galerisi’nde gerçekleştirdi ve daha sonra aralarında Güzel Sanatlar Akademisi (1977), 1., 4., 12. ve 14. İstanbul Bienalleri (1987, 1995, 2011, 2015), Atatürk Kültür Merkezi (1990-1991), İstanbul Resim Heykel Müzesi (1992) ve Maçka Sanat Galerisi (1987, 1991, 1995, 2001, 2012, 2016) bulunan birçok kişisel ve karma sergi gerçekleştirdi. dOCUMENTA’ya 2012 yılında davet edilerek “İsimsiz” ve “Dance of the Crows” adlı  iki eserini sergileyen Onur’un geniş kapsamlı kişisel sergisi “Aynadan İçeri” ise 2014 yılında Arter’de Emre Baykal küratörlüğünde gerçekleşti. Sanatçı, Türkiye dışında İsveç,  Makedonya, Hollanda, Fransa, Almanya ve Belçika gibi ülkelerde birçok sergiye katılan sanatçının eserleri Arter, Tate Modern, Van Abbemuseum, Centre National des Arts Plastiques (CNAP), MAK Vienna gibi uluslararası müze koleksiyonlarında yer alır. Türk sanatında heykel ve yerleştirme disiplinin sınırlarının genişlemesine ve yeni tartışmalarla zenginleşmesine katkı sağlayan öncü sanatçılar arasında değerlendirilen Füsun Onur, İstanbul’da yaşıyor ve çalışıyor. 

***

Füsun Onur

Chamber Music

01.11.2019 – 26.11.2019

Füsun Onur’s first solo exhibition at Galeri Nev Istanbul titled “Chamber Music” opens on Friday November 1st, 2019. For this exhibition, the artist realizes a new arrangement in which she builds on the relation between music, time and space with the everyday objects that she places on the floor of the gallery space.

Füsun Onur wraps found objects and toys that she has freed from their conventional functions with paper and arranges them within the gallery space. The objects, which can only be recognized from their visible tips and corners, resemble small stains on the floor. Rather like low-pitched music heard from afar, the notes of the score appear on the ground faintly in the forms and colors of the objects themselves. Colored pencils randomly dispersed on the floor are no longer functional but paint the ground in a scheme of color with their presence. One may catch a glimpse of the artist’s handwriting and drawings on the crumpled pieces of paper. In Füsun Onur’s “Chamber Music”, the artist not only isolates the objects from their common functions as in her past works, but also covers and conceals them to ensure that they exist merely as elements of a composition in space. The gallery space becomes a visual score within, with rhythmic extensions of forms and colour.

As in the artist’s earlier works “Prelude” and “Opus II- Fantasia”, in “Chamber Music” Füsun Onur divides the sculpture into modules, altering its perception in time and space. The work is no longer static but becomes temporal as it takes time for the viewer to perceive the individual elements installed within the space and their relationship to one another.

In order to perceive the elements of Füsun Onur’s score, the audience is invited to engage in a game of discovery within the gallery space. “Chamber Music” leaves the audience in plight of the presence or absence of the work; the elements becoming familiar and aloof, and the audience is left to ponder whether the installation is spontaneous or in order.

“I am trying to adjust time and space. I divide sculptures into modules because you cannot adjust time in painting or sculpture, but in music you can. With a painting or a sculpture, you wouldn’t even spend two minutes in front of it. But with music, you have to adjust time, whether you like it or not. (…)”

 

After graduating from Üsküdar American Academy for Girls in 1956, Füsun Onur started studying Sculpture in the Academy of Fine Arts and became a student at Hadi Bara Atelier. Onur continued her education at the Maryland College of Art with a Fulbright scholarship in 1960 and graduated from the sculpture department. The artist held her first solo exhibition at the Taksim Art Gallery in 1970, followed by her exhibitions in a number of art spaces; Academy of Fine Arts (1977), the 1st, 4th, 12th and 14th Istanbul Biennnial’s (1987, 1995, 2011, 2015), Atatürk Cultural Center (AKM, 1990-1991), Istanbul Painting and Sculpture Museum (1992) and Maçka Art Gallery (1987, 1991, 1995, 2001, 2012, 2016). Onur was invited to Documenta in 2012 where her works “Untitled” and “Dance of the Crows” were displayed. Her extensive solo show, “Through the Looking Glass” (2014) at Arter, was curated by Emre Baykal. The artist has participated in numerous international exhibitions including Sweden, Macedonia, Netherlands, France, Germany. Onur’s works are included important international museum collections such as Arter, Tate Modern, Van Abbemuseum, Center National des Arts Plastiques (CNAP) and MAK Vienna. Füsun Onur, who is considered among the leading artists contributing to the expansion of the discipline of installation and sculpture and its enrichment with new debates, lives and work in Istanbul.