Heavy Metal
Heavy Metal
08.01.2010 - 06.02.2010

Mike Berg “Heavy Metal” sergisi ile Galeri Nev İstanbul’da 

Galeri Nev İstanbul,  yeni yılın ilk sergisinde, 10 seneyi aşkındır İstanbul’da yaşayan Amerikalı sanatçı Mike Berg’in eserlerine yer veriyor. 8 Ocak 2010’da açılacak “Heavy Metal” isimli sergi, sanatçının “Bronze Age” (2003), “You Can’t Say It That Way Anymore” (2006) ve “The Aftermath of Sunny Days” (2008) sonrasında, Galeri Nev’de açtığı 4. kişisel sergisi.

Tual üzerine dikiş (embroidery) tekniğini kullanarak gerçekleştirdiği çalışmaların yanı sıra metal levhaları keserek yaptığı heykelleri ile tanınan sanatçı yeni sergisinde büyük boy demirden kestiği heykellerini sergileyecek. Sergide ayrıca sanatçının mekana uygulayacağı 2 adet büyük boy duvar çizimi de yer alacak.

İstanbul’un Bizans ve Osmanlı geçmişinden ve bugün sahip olduğu çekici farklılıktan çok etkilendiğini dile getiren ve eserlerinde bu etkinin izlerini göstermeye çalışan Mike Berg kendine özgü bir dil geliştirmektedir. Tanıdık sembolleri kullanmaktan kaçınarak ve onların hikayelerini anlatmamayı tercih ederek kullandığı sembolleri daha ziyade bir çeşit soyutlama olarak ele almayı tercih eden sanatçı böylelikle genel bir anlamlandırmaya yöneltmemiş oluyor. Bu sembollerin anlattığı hikayelerin kendine ait olmamasından ötürü Berg karşı kültürlerin öğelerini ödünç alıp onları soyut bir şekilde sentezlediğini vurguluyor. Özellikle metal eserleri bir çeşit el yazmasını ya da bir metni çağrıştırıyor ve sanki gizli bir dile işaret ediyor. Berg bunu, eserin yaradılışının kendi dili olarak yorumluyor ve daha önce yaptığının daha sonra yapacağını ister istemez etkilediğini belirtiyor.

8 Ocak Cuma günü açılacak “Heavy Metal” 6 Şubat tarihine kadar İstabul Galeri Nev’in Mısır Apartmanı 5. kattaki mekanında gezilebilir. Galeri Nev Pazar-Pazartesi hariç her gün 11:00-18:30 arası açıktır.

“On the headstone of the great but short lived American poet Frank O’Hara, in his own words, is written “grace to be born and live as variously as possible”. The most often asked question to me is why I have come to Istanbul. When I was 19 and Franco was still alive I lived for 3 months in Madrid. Madrid was not the modern Western European city it is today. It was dark then and extremely foreign in language, color, texture and aroma. Over the years I’ve traveled a lot but Istanbul was the first city I’ve been to that had that strange alienness, the seductive difference.

I’ve come from New York City; it’s a great cultural river, but it has no Hellenistic past or Byzantine or Ottoman, to say nothing of the myriad civilizations before them; but as John Steinbeck said “a great many never come to know that there are other rivers”.

Once I read that “to have said and done nothing is a great power but it should not be abused”. Maybe it’s time to say something. Common symbols tell stories, but they are not my stories. I intentionally want not to use recognizable symbols or to study them. It may sound as if I’m being willfully ignorant but by not wanting to know the story allows the symbol as an abstract form, if by accident I use one, to have meanings or no meaning at all. Often I hear that my work appears to be a type of script, some obscure language. It’s a language about it’s own creation; what I’ve done before inevitable leads to what comes next.

Turkey is an ancient culture but a young country. It has the energy and restlessness of the young. Where I am I am discovering other rivers and living as variously as possible. It’s a good place to be now.”

Mike Berg


PRESS RELEASE