Hayaller, Değişimler, Hatıralar / Illusion, Reformation, Memento
Hayaller, Değişimler, Hatıralar / Illusion, Reformation, Memento
19.03.2010 - 24.04.2010

Galeri Nev İstanbul’da Melek Mazıcı sergisi

Melek Mazıcı sergisi Galeri Nev İstanbul’da, 19 Mart’ta açılıyor. Bu sergi, 1981 yılından beri Helsinki’de yaşayan sanatçının Galeri Nev’deki 6. kişisel sergisi.

İstanbul’da doğan ve 1981 yılında Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nden mezun olan Mazıcı, bu eğitimin ardından 1983-1989 yılları arasında Helsinki Güzel Sanatlar Akademisi’nde okudu. 1989-90 yılları arasında ise Stockholm’de Kraliyet Üniversitesi Güzel Sanatlar Koleji’nde eğitimine devam etmiştir. Çalışmalarını değişik zamanlarda Londra, Helsinki, Stockholm, Paris, Brüksel ve New York’da sürdürmüştür.

Çalışmalarında genel olarak baskı tekniklerini kullanan Mazıcı’nın kendini ifade biçimini olarak seçtiği farklı boya teknikleri ile gerçekleştirdiği resimlerine, yerleştirmelerine de rastlamak mümkündür. Melek Mazıcı bir çok şeyin yanı sıra genellikle uzakdoğu kültürleri ve felsefelerinden ilham alır. Ağırlıklı olarak çalıştığı peyzajlarında ise kuzeyin doğasının, özellikle İzlanda manzaralarının izlerine rastlamak mümkündür.

19 Mart Cuma günü açılacak Melek Mazıcı sergisi 24 Nisan tarihine kadar Galeri Nev İstanbul’un Mısır Apartmanı 5. kattaki mekanında gezilebilir. Galeri Nev Pazar-Pazartesi hariç her gün 11:00-18:30 arası açıktır.

ILLUSION, REFORMATION, MEMENTO

My works are my emotions, states of mind, memories. Just like landscapes, they are always reflections of our emotions and our longing. Landscapes too are filled with images of our mind and soul: The canvas of emptiness that the landscape fills.

Forms in these works emerge with their own vigour. The forms are telling a story, my story. Or maybe I want to be the presenter of this story. The stories can also be your stories.

Forms may emerge from landscapes, flowers or other figures. In the end they all represent my inner state of mind: My works incorporate the whole emotional spectrum of human being.

The colours in my pieces blend together like memories, illusions and changes in the mind and life of a human being. In the coloured shapes the viewer can see forms that transport him into his or her own experience and subconscious.

These pieces, however, have no story in them, only emotion. The middle ground between nonabstract and abstract forms resemble emotional states which shift fluidly and intertwine seamlessly. My aspiration is to express feelings, perceptions and tensions. Blending and separation.

The composition of colours in each piece is like a trip into my world, into my soul. Each time the viewer examines a work of mine, new layers can be seen. Invisible surfaces and translucent colours can be found acting as a mirror of the emotional world.

I see my works as relics of the mind which I have brought to the surfaces from the depths. They situate themselves on the border of reality and dream, where the line between real and surreal is difficult to perceive. This line is an important theme for me, something which I strive to study.

Each person can interpret colours and reflections according to his or her emotions. Our emotions and their reflections are real but also very unreal at the same time.

Melek Mazici
Spring 2010

HAYALLER, DEĞİŞİMLER, HATIRALAR

Tıpkı peyzajlarında duygu ve özlemlerimizi yansıtması gibi benim eserlerimde ruh hallerimi duygularımı ve hatıralarımı yansıtırlar. Doğa da aklımızdaki ve ruhumuzdaki imgelerle doludur ki boşluk tualini o doldurur.

Bu eserlerdeki formlar kendi enerjileriyle oluşup bir hikaye, benim hikayemi anlatırlar. Kimi zaman hikayeyi anlatan ben olurum. Bu hikayeler kim bilir sizin de hikayeleriniz olabilirler.

Bu formlar doğadan, çiçeklerden ya da başka figürlerden gün ışığına çıkmışlardır. Sonuçta hepsi haleti ruhiyemi yansıtırlar. İşim insanlığın tüm duygusal çeşitliliğini içinde barındırır.

Eserlerimdeki renkler, insanlığın zihnini ve yaşamını dönüştüren hatıralar ve hayaller gibi birbirleriyle harmanlanırlar. Bu renkli biçimler sayesinde seyirci kendisini deneyimlerine, bilinçaltına sürükleyen formları görür.

Bu eserlerde aslında hiçbir hikaye yoktur, sadece duygu vardır. Soyutla somut arasındaki orta katman akıcı bir şekilde dönüşüp, sorunsuz bir şekilde birbirini saran ruh hallerine benzer. Hayalim, hisleri, algıları ve gerilimleri açığa çıkarıp onları harmanlanmak ve ayrıştırmaktır.

Eserlerimdeki renklerin kompozisyonu, benim kendi dünyama, ruhuma bir yolculuk gibidir. İzleyici çalışmalarıma her baktığında yeni katmanlar keşfedebilir. Görünmez yüzeyler ve yarı saydam renkler duygusal dünyamızın aynaları olurlar.

Eserlerimin, derinlerden yüzeye çıkardığım, zihnimin kutsal emanetleri, hatıraları olduğuna inanıyorum. Kendilerini, gerçekle gerçeküstü arasındaki çizginin algılanmasının en zor olduğu noktada gerçekle rüya arası bir sınırda konumlandırırlar. Bu sınır benim için önemli bir konudur ve hep onu irdelemeye çaba gösteririm.

Her insan renkleri ve yansımaları kendi duyguları doğrultusunda anlamlandırır. Duygularımız ve onların yansımaları gerçek oldukları kadar aynı zamanda gerçekdışılardır.

Melek Mazıcı
İlkbahar 2010