Kafes / Cage
Kafes / Cage
16.01.2015 - 21.02.2015

Mike Berg’s sixth solo exhibition at Galeri Nev İstanbul opens on January 16.

 

Mike Berg, has been presenting his art in a diverse range of medium and techniques from acid etching, laser cut, water jet iron works as well as drawings, textiles and sculptures at Galeri Nev since 2003. In this show the artist will exhibit a single monumental sculpture. Working with the idea of a “Cage”, the current sculpture takes a different approach to a theme from his previous exhibition, Simple Geometry.

The process itself is the art to Mike Berg who describes his method of working as “starting with an idea or a set of rules for a procedure and seeing where it will go”. In this process he synthesizes the contrasting features of distinct cultures and historical cross sections with his personal art historical understanding. Through this sythesis he conceives his works that are determined both by calculations and chance, and makes an ironic attribution to future.

Independent of civilizations’ temporally and spatially established cultural structures – in other words with an infinite recollection; Berg strives to achieve a simplicity that reveals its own memory and essence by removing all his accumulations as the author. In that aspect, he chooses to convey his symbolic, semantic and contextual references indirectly rather than placing them centrally in his works. In his productive process the metaphysical susceptibilities come into play just as much as the physical circumstances.

From classical to contemporary, compositional elements in different genres of music such as the rhythm and harmony profoundly influence the form, color, texture and context of his works. Furthermore the variation of patterns enhanced by the interplay of light and shadow invites the viewers to perceive the peculiar coordination of emotion and logic; a sort of existance that has found its own rhythm beyond what seems as irregular and imbalanced.

Stanley Moss points out to the provocative question about whether art in its essence includes or excludes us: “Do we stand back in a passive posture, imagine ourselves caught within, or is this an invitation to touch?”

Opening on January 16 at Galeri Nev İstanbul, the work is on exhibit through February 21, 2015.

 

 

Mike Berg’in Galeri Nev İstanbul’daki altıncı kişisel sergisi 16 Ocak’ta açılıyor. 

Galeri Nev’de 2003’ten bu yana düzenlendiği kişisel sergilerinde asit indirme, lazer kesim, sujeti  demir çalışmalar ile desen, dokuma ve heykel gibi farklı malzeme ve tekniklerde eserlerini sunan sanatçı Mike Berg bu kez ziyaretçileri anıtsal tek bir heykelin yer aldığı bir sergi ile karşılıyor. Bir önceki Simple Geometry sergisinde de yer alan “kafes” fikri üzerinden ilerleyen çalışmalarla ortaya konan heykel içeriği farklı bir yaklaşımla yeniden ele alıyor.

Çalışma yöntemini “bir fikir veya bir grup kural ile başladığı sürecin nereye vardığını takip etmek” olarak ifade eden Mike Berg için yaratım süreci sanatın kendisi. Bu süreçte farklı kültürlerin ve  tarihsel kesitlerin kontrast niteliklerini sanat tarihinin kaynaklarıyla sentezliyor; bu sentez ile ortaya koyduğu, hesap ve tesadüfün ortaklaşa belirlediği işler üzerinden ironik bir şekilde geleceğe atıfta bulunuyor.

Medeniyetlerin zamansal ve mekansal olarak belirlenmiş kültürel yapılarından bağımsız; bir başka deyişle sınırsız bir bellekten yola çıkan Berg, eser sahibi olarak kendi beraberinde gelen birikimi de yapıtın içinden bütünüyle sökerek cismin özünü ve hafızasını ortaya çıkaran bir yalınlığa ulaşmayı amaçlıyor. Bu bakımdan sembolizm, anlam ve içeriğe ilişkin referanslarını yapıtlarının merkezine okunur şekilde yerleştirmek yerine dolaylı olarak aktarmayı seçen sanatçı, üretim sürecine fiziksel koşullar kadar metafizik duyumları da dahil ediyor.

Klasikten çağdaşa müziğin farklı türlerindeki ritim ve harmoni gibi ögeler eserlerin form, renk, doku ve bağlamına önemli ölçüde etki ediyor. Ayrıca ışık-gölge oyunlarının arttırdığı motif çeşitliliği izleyiciyi düzensiz ve dengesiz gibi görünenin ardındaki his/mantık düzenini; kendi ritmini bulmuş bir varoluşu duyumsamaya davet ediyor.

Stanley Moss, sanatın özünde bizi içine dahil ettiğini mi yoksa dışında mı bıraktığına dair kışkırtıcı bir soruya işaret ediyor: “Pasif bir duruşla geride duruyor, kendimizi içine hapsolmuş olarak mı hayal ediyoruz, yoksa bu temasa bir davet mi?”

Galeri Nev İstanbul’da 16 Ocak’ta açılan sergi 21 Şubat 2015 tarihine dek izlenebilir.